İstanbul Çekmeköy’deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğretmen, kendi öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Adı: Fatma Nur Çelik.
Yaşı: 44.
Mesleği: Öğretmen.

Bir sınıfın önünde, bir kara tahta karşısında, çocuklara hayatı anlatmaya çalışırken hayatını kaybetti. Bu artık “üzücü bir olay” değil. Bu bir çöküştür.

Okullar Güvenli Değil

Öğretmenler derse değil, risk alanına giriyor. Okul kapıları bilgiye değil, şiddete açılıyor. Disiplin raporları ciddiye alınmıyor, uyarılar duyulmuyor, sorunlar erteleniyor. Sonuç?

Bir mezar...

Olayın ardından başta Eğitim-İş ve Eğitim Sen olmak üzere birçok sendika 1 günlük iş bırakma kararı aldı. Bu bir protesto değil; bu bir çığlıktır. “Can güvenliğimiz yok” diyen öğretmenler abartmıyordu. Haklıydılar.

 Şiddetin Yaşı 12’ye Düştü

Daha korkutucu olan şu: Fail bir yetişkin değil. 17 yaşında. Çocuk dediğimiz yaşta bir genç, bir öğretmeni öldürebilecek noktaya nasıl gelir? Bu soruyu sormadan sadece “ceza verilsin” demek kolay. Ama gerçek daha ağır;

  • Evde şiddet gören çocuk, şiddeti öğrenir.
  • Sokakta değersizleştirilen çocuk, öfkeyi büyütür.
  • Dijital dünyada kan ve saldırı görüntüleriyle büyüyen çocuk, empatiyi kaybeder.
  • Rehberlik hizmeti yetersiz, psikolojik destek zayıfsa, o çocuk kimse tarafından gerçekten görülmez.

Ve görülmeyen çocuk, bir gün patlar.

Sistem Neyi Kaçırıyor?

Okullarda güvenlik görevlisi sayısı yetersiz. Rehber öğretmen sayısı yetersiz. Riskli öğrencilerin takibi yetersiz. Öğretmenin hukuki ve fiziki korunması yetersiz. Ama en büyük yetersizlik şu; sorunlar büyümeden çözülmüyor. Her olaydan sonra birkaç gün konuşuluyor, sonra unutuluyor. Ta ki bir sonraki ölüm gelene kadar.

Bu Sadece Bir Cinayet Değil

Bu olay, Türkiye’de eğitim sisteminin alarm verdiğinin kanıtıdır. Şiddetin yaşı 12’ye kadar düştüyse, mesele sadece disiplin değil; toplumsal çürümedir. Bir öğretmen öldürüldü. Ama aslında güven duygusu da öldü. Sınıfın içindeki otorite öldü. Çocukların gözündeki saygı öldü.

Şimdi Ne Olacak?

Bir gün iş bırakıldı. Peki ya yarın? Eğer;

  • Okullara kalıcı güvenlik politikaları gelmezse,
  • Psikolojik destek sistemleri güçlendirilmezse,
  • Aile-okul işbirliği zorunlu hale getirilmezse,
  • Öğretmene yönelik şiddet özel ve ağır yaptırımlarla düzenlenmezse,

Bu yazı birkaç ay sonra başka bir isimle yeniden yazılacak. Soru şu: Fatma Nur Çelik son mu, yoksa sadece bir istatistik mi? Bu artık bir eğitim meselesi değil. Bu, bir toplumun kendine bakma meselesidir.

GÜLHAN GENÇ / DÜŞ(G)ÜNCE

Yorum bırakın

Popüler