
İnsanın en büyük yalnızlığıdır ilgisiz ve lüzumsuz kalabalıklar. Paylaşamadığın her dert yük olur çünkü. Zihinleri kemiren cevapsız sorular değildir aslında, cevapsız soru olmadığından. Cevabı bilinmesine rağmen cevaplanmayışıdır.
Ana rahminden zuhur ediyoruz dünyaya, idrak etsekte edemesekte olumsuzlukların ortasında buluyoruz kendimizi. Çocukken aile, okurken öğretmen, askerken komutan, hayata atılınca işveren, hep birileri yönetiyor bizi. Mahalleni muhtar, Belediyeni yerel yönetim, devletini hükümet. Bu kadar temsil yetkisi verdiğimiz insanlar neden bizi feraha ve refaha kavuşturamıyorlar, kendileri çokta güzel yaşarken. Bir sebebi olmalı, o sebep bulunmalı ve arıza giderilmeli ki huzuru paylaşabilelim.
İnsanı değil, insanlığı koymalı hayatın merkezine ve herkes almalı yeteri kadar. Doyası ekmek, içesi su, yetesi huzur, gülesi neşe. Senin yada benim değil, bizim olmalı. Beni ben olduğum için sevmelisin ve herkese verdiğin kadar vermelisin. Başımı eğdirmeden, kula kulluk ettirmeden, hakkımı yedirmeden ve el etek öptürmeden.
Kader değildir yoksulluk ve insanın fıtratı değildir ezilmek. En derin yaraların acısını iliklerime kadar hissederken ben, benim yaralarımın merhemini çalıyorsun sen. O yüzdendir kangrene çevrildi bu yaralar. Zengin fakir demiyor ki Azrail. Hepimizin adresine uğruyor birgün. Emaneti almak için.
Ağlamaklı gözler, hüzünlü yürek, ağarmış saçlar, bükülmüş bel ve sızılı dizler akıbetimiz. Geride kalacak, kavgamız, emeğimiz, alınterimiz, biriktirdiklerimiz. Geriye kalan ise sadece insanlık. Bu dünyadan ahirete intikal ettiğinizde, güzel anılarınızla ansınlar sizi, ananızla değil. Gönül incitmeyin, kalp kırmayın, yakıp yıkmayın.
Bizim var ettiklerimiz tanımıyor bizi. Ekmeğimizden böldüklerimiz, hayatımızdan verdiklerimiz. Vebali büyüktür bu yapılanların, daha doğmamış çocuğun, yetimin, garip gurebanın kursağından çaldığınız taamın hakkı. Bölüşmeyin lüzumu yok sizinki size kalsın ama bizim olanı çalmayın yeter. Aynı sofranın yemeğini yiyorken sizin arkanıza sakladığınız her lokma birimizin aç kalmasına sebep oluyor farkındasınız. O yüzdendir birinin aç birinin tok oluşu.
Çıkarın kibir hırkasını
Törpüleyin aç nefsinizi
Bölüşün varlığı
Ki yokluklar son bulsun. Gülüşümüz çiçek açsın.
Soğuk üşütmesin, yağmur ıslatmasın, ayaz yakmasın tebessümlerimizi. Güneş hepimize yeter, çalmayın güneşimizi…
Aşk-İle / Şair ve Yazar Birol Yıldız Hatipoğlu




Yorum bırakın