Engelli bireyler hayatın dışında değil, tam merkezindedir. Onlar bizimle aynı gökyüzüne bakar, aynı sokaklardan geçmek ister, aynı hayallere sahip olur. Fakat çoğu zaman engellilik, yalnızca vücutta var olan bir durum değildir. Asıl engel; yüksek kaldırımlarda, rampasız binalarda, toplu taşımada ayrılmayan yerlerde ve en çok da insanların zihinlerinde saklıdır.

Bir merdiven bazen uçsuz bucaksız bir dağa dönüşürken, bir önyargı kapıları kilitleyen görünmez bir duvar olur.

Engellilere engel olunmasın; çünkü onlar yaşamın yükünü zaten fazlasıyla omuzlarında taşır. Bir tekerlekli sandalyeye yol açmak, bir bastonun geçebileceği alan bırakmak, işitme kaybı olan bir birey için altyazı eklemek ya da görme engelli için sesli yönlendirme sağlamak aslında büyük çabalar değil, vicdani sorumluluklardır. Bir adım, bir düzenleme, bir anlayış insan hayatını tamamen değiştirebilir.


Toplum, engelli bireyleri korumaya değil, hayata katmaya çalışmalıdır. Çünkü engelli olmak eksiklik değil, farklılıktır. Farklılık ise toplumu zenginleştirir. Onlara acımak yerine fırsat vermek, merhamet yerine saygı göstermek gerekir. Birlikte yaşadığımız bu dünyada herkesin eşit payı ve hakkı vardır.
Unutmayalım:
Engellilere değil, engellere set çekelim.
Engellilere engel olunmasın; yollar, kapılar ve gönüller açık olsun.

SEVGİ KÖSE / Sevgi’den

Yorum bırakın

Popüler