Hayatta her şey bir denge üzerinedir.
Gecenin sabahı, kışın baharı olduğu gibi…
İnsanın içinde de görünmeyen ama çok güçlü bir denge vardır:
Vicdan terazisi.
Bu terazi bozuldu mu,
İstersen en güzel elbiseyi giy,
En yüksek yerlerde söz söyle…
Kalpte hep bir eksiklik, içte bir huzursuzluk dolaşır durur.
Vicdan, Allah’ın kula verdiği en ince uyarıdır…
Gerçek bir Allah dostu önce kendi kalbine sorar:
“Bu sözü neden söyledim?”
“Bu davranışım birine dokundu mu?”
“Allah buna razı olur mu?”
Bu soruları kendine soramayanın,
Dışarıya yaptığı iyilik bile yarım kalır.
Huzur arıyorsan, önce gönlünü sakinleştir…
Bazen insanlar huzuru dışarıda arar:
Yeni bir evde, yeni eşyalarda, yeni ortamlarda…
Ama vicdan terazisi eğriyse,
Gönül hep bir şey arar;
Bulsa bile tutamaz.
Çünkü vicdan, insana kendini hatırlatır:
“Orada bir haksızlık yaptın…”
“Şu sözü keşke söylemeseydin…”
“Bu kalbi kırmak sana yakıştı mı?”
Bu sesi susturmak isteyen,
Bir süre sonra kendi ruhunun sesini de duyamaz olur.
Gerçek Allah dostları, teraziyi hep tartıda tutanlardır.
Onlar:
Gönül kırmaz,
Yalanı sevmez,
Kimseyi hor görmez,
Kendi eksiklerini bilip düzeltmeye çalışır.
Çünkü bilirler ki:
“Bir gün o terazi, büyük mahkemede yeniden kurulacak…”
Gönül Defterimden…
CEMİLE GAMSIZ




Yorum bırakın